Aksaray Posta Gazetesi, Bilal Bölükbaş
Bugun...


SEMİHA ABAY

facebook-paylas
ÇIĞLIKLARIMIZA KULAK VERİN
Tarih: 14-03-2018 11:00:00 Güncelleme: 14-03-2018 11:03:00


Üzerine kitap yazılsa da anlaşılması çok kolay olan varlıklarız biz kadınlar. Toplumda, konumlandırıldığımız yerin erkekten sonra geliyor olması nedeniyle, birçok acılar yaşıyoruz hayatta. Bir materyal gibi görülen, her türlü özgürlüğü sınırlandırılan ve git gide hayattan daha da soyutlaştırılmaya çalışılan biz kadınlar; başka bir pencereden bakıldığında aslındabirçok rengi bir arada sunabilecek canlılıktayız.Örneğin bir küçük maviden sonsuz bir gökyüzü çizebiliriz. Ya da bir yeşilden kocaman bir orman yaratabiliriz. Toplumsal baskı ile sindirilen olmasak; yürekten istediğimizde, her şeyi başarabilecek güçteyiz aslında.

Bu zamana kadar birçok darbe aldı kadınlar; dayak yediler, aldatıldılar, tecavüze uğrandılar, sömürüldüler ve hatta öldürüldüler. Toplumda dışlanma korkusu ile çoğu zaman yaşadıklarını itiraf bile edemediler. Değer bilmez ellerde hoyratça hırpalananlar oldu içlerinde sokakta evine gitmek için ürkek adımlarla, her an başına bir şey gelecekmiş düşüncesiyle yaşayanlar oldu, istismarlar yüzünden çocuğunun da başına bir şey gelecek korkusuyla oyun çağındaki çocuklarını, sokakta özgür bir şekilde koşturup oynaması gerçeğini korkuya hapsedip, çocuklarını kısıtlayanlar oldu. Son zamanlarda gündemden düşmeyen çocuk tecavüz olayları yüzünden diken üstünde yaşayan, gecesi gündüzü kabusa dönen anneler oldu.

Henüz kendi vücudunu keşfetmemiş bir küçücük çocuğa tecavüz edildikten sonra sokağa atılıp;‘’kendi istedi’’ damgası vuruldu. Okuluna giden bir genç kızın yolu kesilip, karşı koyduğu için önce öldürürcesine dayak atılıp sonra tecavüz edildi. Öleceğinden habersiz bir şekilde sokakta yürüyen kadına tecavüz edilip sonra öldürüldü. Kendi vücudunu keşfetmemiş, konuşmayı bile doğru düzgünbilmeyen 3 yaşında ki çocuğa ve hatta daha emeklemeyen 6 aylık bir bebeğe utanç duymadan tecavüz edecek kadar gözü dönen bir ülkedeyiz. Duyguları bastırılmış kadınlar ve çocuklar haykırmış olsalarda tüm gücüyle seslerini hangi yozlaşmamış yürek fark ederdi? Acılarını, feryatlarını hangi kulak duyabilirdi? Çektiği ızdırabı hangi beden hissedebilirdi? Bir annenin canından çok sevdiği yavrusuna kim el uzatabilirdi?Daha kaç kişi Özgecan Aslan’ın kaderini yaşayacak? kaç bedene işkenceyapılacak? kaç kişi sessiz kalıp kaderine razı olacak ya da kaç kişi Cansu Buse Kınalı gibi yaşadığı travmayı kaldıramayıp canına kıyacak? Kaç çocuğun kabusu olup geleceği elinden alınacak? Duymuyor musunuz çığlıkları? Duymuyor musunuz kız çocuklarının, kadınların ürkek bir şekilde yaşayıp ‘’korkuyoruz’’ diye haykırışlarını? Artık buna bir “dur” denmeli, çığlıklarımıza kulak verilmeli ve kadın özgürlüğe kanat açmalı, yıllarca duyguları bastırılmış tüm kadınlar ve çocuklar için haykırılmalı, buna susulmamalı, sırf kadın olduğu için her şeyin sebebi görmemeli kendini. Git gide soyutlaştırılmaya çalışılan kadınlar korkmadan, usanmadan hayata tutunmaya çalışıp ilerlemeli, güçlü durup sesiz kalmamalı, çocuklarını eğitmeli onların bedenlerine asla dokunulmaması gerektiği konusunda onları bilinçlendirmeli ve yaşanan her yeni olayda bir önceki unutulmamalı.

 



Bu yazı 7824 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI