1xbet supertotobet
sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort eryaman escort ümraniye escort webmaster forum
Bugun...


KÜRŞAT TÜRKER

facebook-paylas
MAHALLE YANARKEN!!!
Tarih: 29-01-2020 12:41:00 Güncelleme: 29-01-2020 12:41:00


MAHALLE YANARKEN!!!

Yazmayayım diyorum ama nankörlüğe sabredemiyorum.17 Ağustos 1999 Gölcük depremi olduğunda  Aksaray’da idim. Sabah evde deprem haberini televizyonlardan öğrendik. Neredeyse 8-10 saat Marmara Bölgesi’nden “devlet” hiçbir haber alamadı. Başbakan ekranlara çıkıp “hiçbir bilgi alamıyoruz” diye açıklama yaptı. Belki 10 saat sonra sadece televizyon aracılığıyla haberler gelmeye başladı. Bir gün sonra devlet erkanı ulaştı, ama çok bir şey değişmedi. Hırsızlar sardı tüm şehirleri. Ölenlerin üzerlerinden altınları, evlerde bulunan ve ortalığa saçılan eşyaları çalınıyor, yağmalanıyordu. İnsanlar nüfus cüzdanlarını yerlere atıyordu. ”Utanıyorum bu ülkenin vatandaşı olmaktan” diyerek nüfus cüzdanını yere atıp acıyla ne yaptığını bilmeyerek ayağıyla ezen vatandaşı hatırlarız belki. Devlet aylarca hayatı normale bile döndüremedi. Deprem için halktan yardım toplandı ama devlet acizdi. Vatandaş seferber oldu ve kendi çabalarıyla yardım kampanyaları başlattı. Televizyonlarda o günün parasıyla trilyonlarca lira yardım toplandı. Ancak çok çirkin bir durum vardı ki, onunla memur maaşlarını ödediğini bizzat “dönemin başbakanı” Ecevit açıkladı. Dün izlediğim bir videoda vatandaş üç gün sonra Hereke tarafından sandalla iki gencin ekmek, yiyecek getirdiğini ve karınlarını onlarla doyurduklarını anlattı. Velhasılı ve çok acı ki, 17 Ağustos depreminde “devlet yoktu”.

 

Peki teknoloji yok muydu? Tabii ki vardı. Cep telefonları artık üniversite öğrencilerinin kullanacağı kadar ucuzlamıştı ve neredeyse herkeste vardı. Hadi telefon kullanılamadı dedik, uydusu, telsizi, televizyonu vs. her imkan bugünki kadar olmasa da yakın derecede vardı. Devletin helikopteri vardı, uçağı vardı, orası olmazsa başka yerden yolu vardı. Ama “devlet yoktu”.

 

24 Ocak’ta maalesef Elazığ’da kardeşlerimiz depremde zarar gördü. Yine enkaz vardı, yine resmi rakamlarla 41 vatandaşımız hayatını kaybetti. Başımız sağolsun. Allah ailelerine sabır versin. Acının istatistiği olmaz. 1 can veya 41 can veya Gölcük depremindeki gibi 18 bin can. Her bir can bir ocağın, bir yuvanın kıyameti. Keşke belediyeler daha etkin çalışsaydı da o binalar için tedbir daha önce alınsaydı. Keşke çürük binada oturup oturmama seçimi gariban ve çaresiz vatandaşa bırakılmasaydı.

 

Bu depremde birçok noktada farklar vardı. Daha sarsıntı olduktan 10-15 dakika sonra Sanayi Bakanı, Savunma Bakanı “şu an için ölen kişi bilgisi ulaşmadı” dediler. Yani bölge ile iletişim sağlanmış ve çalışmalar başlamıştı. Devlet anında tüm birimleriyle Elazığ’da idi. En erken kaç saatte gidilebilirse o sürede “devlet oradaydı”. Hemen birkaç saat içinde içişleri, çevre, sağlık bakanları yıkılan binaların başına kadar ulaştı. Hemen vakit kaybetmeksizin devletin dron, iha, helikopter ve diğer araçları ile olay yerine müdahale edildi, hasar ve enkaz tespiti için çalışmalar başlatıldı. Devlet “şu an nakit yardıma ihtiyacımız yok” dedi. Yani “korkmayın, devletimiz sağlam ve sizinle” dedi.

 

Ama üç beş kendini bilmez, Acun’un topladığı birkaç kuruş ile yaraların sarıldığını sandı ve deprem vergileri ile ilgilenmeye başladı. Acuna güven tamdı, ama devlete değildi… Daha geçenlerde Sinan Aygün ile Mansur Yavaş atışmasında televizyonlarda bir okulun en az 25 milyon liraya mal olacağı konuşuluyordu. Peki devlet, Van depreminden sonra kaç okulu yeniden yaptırdı? Bir apartman düşünün, 25 daireli. Yaklaşık maliyeti bugünün hesabıyla en az 4-5 milyon lira arasındadır. Devlet, Van şehrini neredeyse baştan inşa etti. Simav depreminde şehir baştan inşa edildi. Bunun yanında deprem bölgesinde köprüsü, yolu, hastanesi, postanesi. Bugün sadece Afad ve Umke personelinin müdahale anında yemek, kurtarma teçhizatı vs. giderleri, depremde çalışan iş makinelerinin yakıt masrafı bile milyonlarca lira tutar ki helal olsun. Zaten kurtarma çalışmalarına bu personel hiçbir ücret talep etmeden ve gönüllü olarak katılıyorlar. Ama sırf muhalefet olsun diye deprem gününde bile siyaset peşinde olanlar! Yazıklar olsun!

 

Kızılay her konuda dünya çapında bir yardım kuruluşudur. Kızılay devletin desteğiyle iş yapar. Ancak bağış yapılması kuruma can suyu olur. Sırf muhalefet olsun diye Kızılay’a karşı hareket ediliyor. Kurtarılan kadının dediği gibi taşladığımız Suriyeli, enkazdan hayatlar kurtardı. İşte Kızılay, o Suriyeli insanlara da yardım ediyor. Afrika, Asya, Avrupa. Nerede mazlum, aciz varsa.

 

Mahalle yanarken saçını tarayanlardan Allah soracak hesabını!!!



Bu yazı 802 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
Aksaray'a dair bütün gelişmelerden haberdar olabilirsiniz. Sitemizdeki yazı , fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI