Aksaray Posta Gazetesi, Bilal Bölükbaş
Bugun...


ARSLAN TOLGA

facebook-paylas
ANILAR- ÖĞRETMENLİK KUTSAL MESLEK
Tarih: 14-07-2018 14:37:00 Güncelleme: 14-07-2018 14:37:00


 

ÖĞRETMENLİK KUTSAL MESLEK

 

Yazılara, anılara devam, yalnız ricam kendini övüyor, reklam yapıyor duygusunun akıllara gelmemesi, böyle bir duygu oluşursa üzülürüm.

Zaten bunları yapmamı sağlayan Allah’tır. Bizler sadece vesileyiz, bundan da çok mutluluk duyuyoruz.

Nasip olduğu için. Bu arada Radikal, bağnaz bir dinci değiliz.

Bunların arkasında Emperyalizim olduğuna da inanıyorum.

Sizler gibi Allah’a inan Müslümanız.

Anlatırken zaman sırasına uymadan aklıma ne geldiyse gündeme göre de anlatmaya çalışacağım.

Belki bizden daha iyi işler yapacak insanların aklına bir şeyler getirme imkanı olursa ayrı bir mutluluk duyacağım. Ayrıca eleştirilere de açığım, hayatımda eleştirilmek bana çok katkı sağladı .

Başarılarda çok faydasını gördüm.

****

     Bu gün Aksaray Lisesinde 1972-1975 yıllarında yaptığım Öğretmenlik hayatımı anlatmak istiyorum. Çok faydalı işler yapabildim. Bazı fakir sıkıntılı öğrencilerin öğrenciliklerinde ve hayatlarında nasıl faydalı olabildiğimi, öğrencilerin isimlerini vermeden anlatmak istiyorum. Onlar belki incinirler diye düşündüğüm için.

         O yıllarda Aksaray Lisesinde Matematik, Fizik, Kimya gibi dersler boş geçiyor öğretmen açığı var. Aynı zamanda Endüstri Meslek Lisesinde de dersler boş, bizde Mimarlık Büromuzu açmışız bilgiler taze, her iki okulun Müdürleri de rica ettiler bu derslere girmemizi, Bir de geceleri Sürveyan kursları açıldı. Oraya da rica oldu.

Büronun işleri de yoğun, çocuklar sıkıntı da, olmaz diyemedik, insanlık, vatan, millet duygusu ağır bastı.

Çok yoruluyoruz ama vicdanımızda yapmamızı emrediyor. Zamanlamamızı yaptık. derslere başladık.

      Bir taraftan ders anlatıyor. Bir taraftan da çocukların sosyal durumuyla ilgileniyorum.

Diyorum ki,

“Arkadaşlar, beni bir öğretmenden ziyade bir abi gibi görmeye çalışın, hayatınızda çözebileceğim bir sorununuz olursa çözebilme imkanım olursa çözmeye çalışırım” diyorum.

Not önemli değil öğrenmeniz önemli” her ders öncesi 5 dakika onlara nasihat ve sosyal hayattan konuşuyoruz.

Öğrenciler bizden memnun biz öğrencilerden böylece yıl sonu geldi.

**

      Yaz tatilinde bir öğrencim büroya geldi.

“Hocam siz sene içinde bir sorununuz varsa yardımcı olurum demiştiniz. Ben iş istiyorum. Ben Hasandağı’nın eteğinde yoksul bir yerleşim, ekilir arazisi kıt verimsiz olan Helvaderede’nim. Babamın okutacak gücü yok. Ben de okumak istiyorum. Yazın çalışmam lazım” dedi.

“Oğlum sana nasıl iş bulalım. Hem öğrencisin hem askerliğini var” desek de “Bana iş” diyor. Başka bir şey demiyor.

Aklıma o anda “Amelelik yapar mısın?” dedim.

“Yaparım” dedi.

Küçük bir dükkan inşaatının hafriyatı var. “Kazma kürekle yapabilir misin?” dedim.

“Yaparım” dedi.

Kazma kürek temin ettik, bir de traktör onun römorkuna hafriyatı yükledi. Çalıştı çabaladı. Hafriyatı intizamlıca biriktirdi. Hak ettiğinden daha fazlası verildi. İnşaatlara tabela yazma işi temin edildi bunlardan da para kazandı.

***

        Okullar açılınca tekrar geldi.

” Hocam Benim kalacak yerim yok, yurt yok, kiralık ev bulamıyorum” dedi.

Ne yapalım? Üzülüyorum.

Çocuk okumak istiyor şartlar sıkıntılı. Bürom iki oda idi. Wc’de var. Odanın birini boşaltayım, “Yat yemeğini yap, wc banyo olarak da kullan işini gör” dedik, “Olur” dedi.

Böyle 3 yıl bitti. Lise bitti. Üniversite İmtihanlarına girdi kazanamadı. İkinci yılda kazanamadı. Üçüncü yılda “Askere gideceğim gelip bir an önce bir işe girmem lazım  ,ailem sıkıntılı” dedi.

“Üniversite imtihanına bir daha gir ,kazanırsan ben Üniversitede okutmaya çalışırım” desem de, “hayata bir an önce atılmam lazım” dedi.

Askere gitti, askerden geldi.

Bütün kurumların imtihanlarına giriyor. Kazanamadı.

O günlerde Polis olmak kolay, anarşinin tavan yaptığı dönem polis olmak isteyen az hemen polis olunabiliyor.

Polis oluyum mu? diye sordu.

Biraz daha beklesen desek te ihtiyacım var diyor.

Ol ama, Benim senden bir isteğim olacak başta rüşvet olmak üzere hiç bir pis işe karışmayacağına söz ver” dedim.

Söz dedi.

Gerekli eğitimi aldıktan sonra, Ağrı’ya tayini çıktı, Şark görevini tamamladı.

Aradan bir hayli zaman geçmesine rağmen batıya tayini çıkmıyor.

Bana durumu söyledi.

“Hakkımın verilmesine yardımcı olabilir misin?” dedi.

“Sizin tayin yapan yerde yararım dokunduğu biri var, ona bir söyleyelim bakalım” dedim,

O kişide iki de bir, bir emrin var mı Arslan Bey?” diyor.

O kişiye, “Benim şahsımın bir isteği yok ama hakkı gelmiş iyi bir insan, fakir aile çocuğu ,bunun hakkı olan Batıya tayinine yardımcı olmasını istedim.”

 “Tamam ama o kişi bana da geldi. Ben tayinin yapılması işlemini yaptım. İşlem Müsteşara geldiğinde isminin altı kırmızıyla çizilmiş. Müsteşara sorduğumda ismi kaçakçılığa karışmış” dedi.

Ben tahkikat yaptım. Kaçakçılığın yapıldığı tarihte kaza geçirmiş hastanede komada yatıyormuş. Kaçakçılıkla uzaktan yakından alakası yokmuş.

Meğer, bu rüşvet almaz, diğer polislerde buna kızarlarmış, sıkıntı olacak diye kaçakçılık işine iftira ederek ismini karıştırmışlar.

“Sizin de hatırınız için düzelttim. ilk tayinde yapacağım” dedi.

Hatay’ın Samandağı’na tayini çıktı. Orada da yanlış işler istenmiş yapmadı. Ankara’da Polis Akademisine teşkilattan öğrenci istenmiş başımızdan gitsin diye bunun ismini yazmışlar. Ankara’da 4 yıl okudu Komiser Yardımcısı oldu.

Özel Harekâtçı oldu. Doğu’da tayin olduğu yerde terörü bitirdiler.

Dürüstlük ve çalışkanlıkla kademelerde yükseldi. Zamanın Başbakanından Başarı ödülleri aldı. İzmir’de Asayiş de Emniyet Amiri iken yanlış kötü yerlere baskınlar yaptı.

Tayinini İzmir’in yeni ilçe olan bir ilçesine Emniyet Amiri yaptılar.

Orada bürodan öğrendiği inşaat bilgileriyle, vatandaş devlet işbirliğiyle çok cüzi miktara mal olan Emniyet Amirliği Binasını yaptırdı.

Başarılı bir şekilde görev yaparken, Trafik Polisinin İktidar Partisinin İlçe Başkanın oğluna ceza yazınca başkan bunun kaldırılmasını istedi.

“Yazılan ceza kalkmaz ben cebimden ödeyim” demesine rağmen Rize’ye sürdüler.

Telefon da o babayiğit ağlıyordu.

 “Dürüst davranmak bu kadar mı zorlaşmış” diyordu.

Ağlama nereye istiyorsun. Konya olsun mu?” dedim.

Karaman’ı istedi. Başarılı görevleri devam etti 4-3-2-1 . Sınıf Emniyet Müdürlüklerini kazandı oldu.

İzmir Polis Okulunda Müdürlüğü, öğretim görevliliği yaptı. Emniyet Baş Müfettişliği yaptı, Bakanlıkta Daire Başkanlığı teklif ettiler. Siyasi yer olur düşüncesiyle kabul etmemesi tavsiyesinde bulundum. Kabul etmedi.

Bir müddet sonra Emekli oldu. Kışları İzmir’de, Yazları Aksaray’da köyünde, İnek besliyor, Ekin ekiyor. Üretiyor.

Başka bir yazıda diğer öğrencilere den bazılarının öyküsünü yazacağım.

Öğretmenlik güzel kutsal bir meslek olduğunu bir daha gördüm yaşadım.



Bu yazı 2588 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI